Truva Efsanesi nedir?

Truva Efsanesi nedir?
Truva Savaşı nedir, kimler arasında ve neden olmuştur?
Yunan mitolojisinde, Truvalı Paris’in Sparta Kralı Menelaus (Menelaos)’un karısı Helen’i kaçırması sonucunda Yunanlılar’ın (Akalılar) Anadolu’daki Truva kentine saldırmasını konu alan savaştır. Savaş, Yunan mitolojisi ve edebiyatında çok önemli bir yere sahiptir ve detayları Anadolulu ozan Homeros’un İlyada ve Odysseia adlı destanında anlatılmaktadır.

İlyada, on yıl süren savaşın son bir aylık dönemini en ince ayrıntılarına kadar anlatırken Odysseia, Yunan komutanlardan Odysseus’un Truva’nın düşüşünden sonra vatanı İthaka’ya yaptığı yolculuğunu dile getirir.

Truva Efsanesi;
Zeus, düzenlediği Peleus ile Thetis’in düğününe tanrıçalardan Eris’i davet etmez. Bunun üzerine Eris, düğüne altın bir elma göndererek, bunun “en güzel tanrıçaya” verilmesini ister.

Athena, Hera ve Afrodit altın elmanın kime verilmesi gerektiği konusunda anlaşmazlığa düşünce Zeus, tanrıçaları Paris’e gönderir ve en güzel tanrıçayı Paris’in seçmesini ister. Paris altın elmayı Afrodit’e verir.

Karşılığında Afrodit, “tüm kadınların en güzeli’ olan Helen’i, Paris’e aşık eder. Paris, Sparta’yı ziyaretinde Helen’e aşık olur ve iki aşık birlikte Truva’ya dönerler.

Kendilerine hakaret edildiğine inanan Yunanlar, Menelaus ve kardeşi Miken Kralı Agamemnon önderliğinde Aka ordusunu toplar ve Truva’ya bir sefer düzenler.

Helen’in iade edilmesi ve kendilerine tazminat ödenmesi tekliflerine olumlu yanıt vermeyen Truvalılar ile uzun ve zorlu bir savaşa girerler.

Truva, deniz baskınlarından korunacak kadar içeride olmasına karşın Helespontos (Çanakkale) ile Karadeniz’i bağlayan ticaret yoluna hakim olacak kadar denize yakın bulunuyordu.

Her yıkılışında yeniden yapılmış bu önemli ticaret şehrinde dokuz tabaka meydana çıkarıldı. Bunlardan MÖ 15-12. yüzyıla ait olan 6. tabaka, Homeros’un anlattığı Truva’dır.

Homeros’un Truva Savaşı’nda bahsettiği kentin Yunanlar tarafından tahrip ediliş tarihi olarak ilk çağda MÖ 1184 yılı kabul edilir.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA
Truva atı, Odysseus’un Truva surlarını aşmak ve şehre gizlice girmek için yaptırdığı tahtadan at maketidir.

Savaş yaklaşık 10 yıldır sürüyordur. Askerler bıkkın ve yorgundur.

Zekası yüzünden Athena tarafından da sevilen Odysseus’un aklına tahtadan bir at yapma fikri gelir. Plana göre Akalılar savaştan çekiliyor gibi gözüküp, geride çok büyük bir tahta at bırakırlar.

Odysseus ve diğer seçkin komutanlar atın içine gizlenirken, diğerleri denize açılıp gemileri Bozcaada’nın arkasına, Truvalıların onları göremeyeceği bir şekilde gizlerler.

Planın yürümesi için, görevi tahta atın Truvanın surlarından içeri girmesini sağlamak olan bir Akalı askeri atın yanında bırakırlar.

Akalıların çekildiğini gören Truvalılar, şaşkınlık içinde batı kapısının önündeki dev tahta atın yanına giderler.

Bu sırada ortaya çıkan Sinon ismindeki Akalı asker, ağlayıp, sızlanarak Yunanlılardan nefret ettiğini, onu Akalıların geri dönüşleri için gerekli rüzgarın çıkması adına kurban seçtiklerini ve kendisinin kaçarak kurtulduğu yalanını söyler ve şöyle devam eder:

Tahta at Tanrıça Athena’ya kutsal bir sunak olarak yapılmıştır. Büyük olmasının sebebi Truvalıların onu dar şehir kapılarından şehrin içine almalarını engellemek içindir. Akaların beklentisi Truvalıların bu atı yakıp yıkmalarıdır.

Böylece Tanrıça Athena’nın öfkesini Truva üzerine çekmiş olacaklardır. Ama Truvalılar atı şehrin içine alıp onu korurlarsa Athena’nın lütfu Truvalılara yönelecektir.


Barış özlemiyle yanıp tutuşan Truvalılar bu yalana inanırlar ve tahta atı içeri alırlar. Gece barış kutlamalarıyla coşan ve alkolün etkisiyle sızan Truvalılar, atın içindeki Akalı savaşçılara gafil avlanırlar. Bu sırada Truva’nın surlarına yaklaşmış olan Akalı ordusunun da takviyesiyle Truva şehri tamamen harabe haline dönüşür.

Truva’nın baştan sona yakıldığı bu korkunç katliam sonrasında Menelous Helen’i alarak Yunanistan’a yelken açar.

Yazar:

Önceki Yayın
Sonraki Yayın