Şeb-i Arus nedir? Ne zamandır?

Şeb-i Arus nedir? Ne zamandır?
Vuslata eriştir, Şeb-i Arus Mevlana için… Yaradana kavuşma… Her yıl törenlerle anılır, kutlanır…
Şeb-i Arus, kelime anlamı olarak “Düğün Gecesi” demektir. “Herkes ayrılıktan bahsetti, bense vuslattan” diyen Mevlana, ölüm gününü “Hakk’a vuslat” yani “Yaradana Kavuşma” (Düğün Günü-Gecesi) saymıştır. Ölüm Mevlana için kişinin aslına dönüşü, kaynağının ilahi bir cevher olması nedeniyle “Allah’a dönüş”tür. Bir başka ifadeyle ölüm “cismin ortadan yok olması değil, Allah’a yaklaşmasıdır”.

Ünlü Türk Tasavvuf felsefecisi Mevlana, 1207 yılında bugünkü Afganistan, o dönemde İran sınırları içerisindeki Horasan eyaletinin Belh şehrinde doğmuştur. Horasan bölgesi M.Ö. 600 – M.S. 1400 yılları arasında batı, doğu ve din felsefelerinin birbirine bilgi aktardığı Orta Asya’nın en önemli yeridir. Mevlana, 4 yaşında babasından felsefe, filoloji ve din dersleri almaya başlar. 1214 yılında Bağdat’a, 1218 yılında Konya – Karaman’a göç ederler ve babası Bahaeddin Veled için Anadolu Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat tarafından Konya’da medrese (akademi tarzında okul) yapılır.

Batıdaki Anadolu Selçuklu topraklarına Rum diyarı denildiği için isminin sonuna “Rum-i” (Rum diyarında yaşayan) eki alır. Babası Bahaeddin Veled öldükten sonra (1231 yılında) akademide ders vermeye başlar. Sevgi ve saygı göstergesi olarak öğrencileri ve sevenleri tarafından kendisine “Mevlana” (Efendi) lakabı verilir. Böylece ismi unvan ve sıfatlarla birlikte tam olarak “Mevlana Muhammed Mustafa Celaleddin-i Rum-i” olur. Türkçe konuşulan yerlerde ve İran’da kısaca Mevlana denilmektedir.

Mevlana, (hicri 672) miladi 17 Aralık 1273’de Pazar günü akşam üstü güneş gözden kaybolup, Konya ufuklarını kızıla boyarken bu alemden ebedi aleme göç etmiştir. Mevlana’ya göre; “sevgiliye kavuşma” günü yani Şeb-i Arus, fedakarlıkla başlar, öbür aleme kavuşmakla tamamlanır.

Mevlana, “Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde arama, arif kişilerin gönlündedir, bizim mezarımız. Burada ölüm olarak tezahür ediyorsa da orada doğumdur” der. Yine Rabbine, “Ölmek şeker gibi tatlı bir şey, canı sen aldıktan sonra seninle olunca da tatlı candan da tatlıdır, ölüm” şeklinde seslenir. Böylelikle ölüme bir başka açı kazandırır. Gerçekte iki türlü ölüm vardır. Birincisi, nefsi (egoyu) feda ederek oluşan “manevi ölüm”. Yani Hz. Muhammed’in “Ölmeden evvel ölünüz” emrince “Hak’ta yok olmak” anlamındadır. Bu ölüme, “ilk vuslat” adı da verilir. İkinci ölüm ise, “fiziki ölüm”dür.

Mevlana’da Vuslat Anlayışı
“Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra ancak bize döndürüleceksiniz” (Kur’an-ı Kerim).
Ayette geçen “dönmek” kelimesi, Allah’a kavuşulacağını, “vuslatı” açık bir ifadeyle “müjdelemekte”dir. Bu müjdeyi benimseyen, ona sımsıkı sarılan Mevlana, ölümü bir ayrılık değil, bir vuslat olarak kabul eder. Mevlana, “Herkes ayrılıktan bahsetti, bense vuslattan” der.

Mevlana’nın ölüm anlayışına gelince; “Bir devir sistemi içinde hayatın anlamı, ruhun ölümsüzlüğü ve Allah’a, vuslatın yolu ölümden geçmektedir” tarifiyle zemin kazanır ve Mevlana’da ölüm, “Mutlak ve ölümsüz Varlık’a veya diğer ifadeyle “asla” bir rücu (geri dönüş) hareketi ile” zirveye ulaşır.


Şeb-i Arus ne zaman?
Mevlana’nın ölüm günü (veya vuslat günü) olan 17 Aralık tarihinde, Mevlana’yı anma amacıyla her yıl Şeb-i Arus törenleri yapılır. 17 Aralık 2014 akşamı 741. Şeb-i Arus (Düğün Gecesi) töreni yapılacak. Her yıl olduğu gibi 17 Aralık’ta ikindi vaktinden sonra Kur’an-ı Kerim okunup ve Ayn-ül Cem (toplu olarak Sema töreni) yapılacak. İşte, o etkileyici törenlerden biri;

Yazar:

Önceki Yayın
Sonraki Yayın