Ders Kitabı Cevapları - Çalışma Kitabı Cevapları

5. 6. 7. 8. Sınıf, Ders Kitabı Cevapları, Çalışma Kitabı Cevapları, Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, İngilizce, İnkılap Tarihi, Özgün, Cem Veb Ofset, Evren, Gizem, Dikey, Yakınçağ, Öğün, Doku, Ada, Lider, Tutku, Meram, Sevgi, Yıldırım, Tuna Matbaa, Yayınları, Sayfa

İnsan haklarının tarihsel süreç içindeki gelişimi hakkında neler biliyorsunuz?

İnsan haklarının tarihsel süreç içindeki gelişimi hakkında neler biliyorsunuz?

İnsan haklarının tarihsel süreç içindeki gelişimi hakkında neler biliyorsunuz?

A. İNSAN HAKLARI DÜŞÜNCESİNİN GELİŞMESİ

İnsan Hakları Düşüncesinin Ortaya Çıkışı

İlk insanlar, günümüzde olduğu gibi toplu halde değil, dağınık olarak yaşıyorlardı.Yaşamları, hem doğa şartlarıyla, hem de birbirleriyle mücadele ederek geçiyordu.Güçlü olan,zorla başkalarının elinde olanı alabiliyordu.Karşılaşılan güçlükler, insanlar arasında dayanışmayı ortaya çıkardı.Böylece insanlar, ilk kez küçük gruplar haline yaşamaya başladılar.Zamanla ortaya çıkan haksızlıklar ve çatışmaların önlenebilmesi amacıyla insanlar aralarında örgütlenmeye başladılar.Sonuçta, devlet dediğimiz birlik ortaya çıktı.

İlk devletlerde herkes eşit haklara sahip değildi.Toplum, sınıflara ayrılmıştı.Kral ve ailesi, soylular, din adamları geniş haklara sahipken, halkın hakları ise sınırlıydı.Bu durum, Yeni Çağ'a kadar bu şekilde devam etmiştir.

Kurulan ilk devletlerde insanları haklara eşit sahip olmaması, beraberinde mücadeleyi de getirmiştir.Yüzyıllarca süren bu mücadele, ilk olarak İngiltere'de başarıya ulaşmış ve ilk kez kralın etkileri sınırlanmıştır(1215 / Magna Carta Özgürlük Bildirgesi).

Yeni Çağ'da İnsan Hakları Düşüncesinin Gelişimi

İnsan hakları düşüncesinin gelişiminde ilk ciddi başarılara 17. ve 18. yüzyıllarda ulaşılmıştır.O dönemde bu düşünceye en büyük katkıyı "doğal hukuk" düşüncesi diye bilinen akım sağlamıştır.Doğal hukukçulara göre; "insanın doğuştan kazandığı haklar ve özgürlükler vardı.Bunlar sınırlanamaz, engellenemez, baskı altında tutulamazdı."Doğal Hukuk Akımı'nın en önemli temsilcileri, T.Hobs ve J.J.Russo'dur.

Tarihsel süreçte, insan hakları düşüncesi adım adım geliştirilmiştir.Bu gelişmeler özetle şu şekildedir:

*1689 İngiltere Haklar Bildirgesi

*1776 Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi

*1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Beyannamesi

Bunlardan sonuncusu olan Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Beyannamesi, diğer ikisine göre daha geniş kapsamlıdır.Sadece Fransızlar için değil, herkes için geçerli hakları ilan etmiştir.

Bu haklardan en önemlileri şunlardır;

*Bütün insanlar özgür doğar ve eşit haklara sahiptir.

*Devlet, temel hakları ve özgürlükleri korumak zorundadır.

*Kanunlar önünde tüm insanlar eşittir.

Yeni Çağ'ın sonlarına doğru, yaşama hakkı, özel yaşamın gizliliği, sağlık hakkı, eğitim hakkı, düşünce, kanaat ve ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü gibi "birinci kuşak haklar" da denilen hak ve özgürlükler belirlenmiştir.

20.Yüzyılda İnsan Hakları Düşüncesindeki Gelişmeler

İnsan hakları mücadelesi, yüzyıllar boyu sürmüş olsa da bu hakların uluslar arası alanda kabul görmesi oldukça yenidir.II.Dünya Savaşı'ndan sonra insan hakları, ülkelerin kendi iç sorunları olmaktan çıkarılmıştır.1945 yılında, Birleşmiş Milletler Antlaşması imzalanmıştır.Devletler, insanlığa veinsan haklarına karşı yapılan saldırları uluslar arası düzeyde önleme çabasına girmişlerdir.Buna bağlı olarak 10 Aralık 1948'de İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (İHEB) imzalanmıştır.Bu bildirgede;

*Yaşama Hakkı,

*Kişi Güvenliği,

*İşkence ve kölelik yasağı,

*Haksız tutuklamaların önlenmesi,

*Herkesin ülkesindeki yönetime katılması,

*Yasalar önünde eşitlik,

*Konut dokunulmazlığı, 

*Özel yaşamın gizliliği,

*Din ve vicdan özgürlüğü gibi konular yer almıştır.Bu hakların tamamından tüm ülkelerde yaşayan insanların yararlanması ilkesi benimsenmiştir.Kişilerin insanca yaşaması için, ekonomik ve sosyal baskılardan kurtulmaları gerektiği vurgulanmıştır.

İHEB, fazlaca bağlayıcılığı olmayan bir bildirgeydi.Yıllar sonra "Kişisel ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslar Arası Sözleşme" ile "Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslar Arası Sözleşme" de uluslarca imzalandı.1976 yılında 35 ülkenin imzalamasıyla İHEB, hem bağlayıcı hem de yükümlülük getiren bir içerik kazanmış oldu.Türkiye de 10 Mart 1954'te sözleşmeyi imzalayarak bu yükümlülüğü üstlenmiştir.

Günümüzde, insan haklarıyla ilgili çalışmalar daha da hızlanmıştır.Çünkü, demokratik yönetimlerin temelinde insan haklarının korunması vardır.Gelişen bilim ve teknoloji yeni insan haklarını ortaya çıkarmıştır.Bunlar:Çevre hakkı, barış hakkı, gelişme ve ilerleme hakkı, insanlığın ortak mirasını koruma hakkı gibi haklardır. 


Yorum Gönder

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget