Ders Kitabı Cevapları - Çalışma Kitabı Cevapları

5. 6. 7. 8. Sınıf, Ders Kitabı Cevapları, Çalışma Kitabı Cevapları, Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, İngilizce, İnkılap Tarihi, Özgün, Cem Veb Ofset, Evren, Gizem, Dikey, Yakınçağ, Öğün, Doku, Ada, Lider, Tutku, Meram, Sevgi, Yıldırım, Tuna Matbaa, Yayınları, Sayfa

TÜRK ORDU GELENEĞİNDE ASKERİ MÜZİK OLGUSU

TÜRK ORDU GELENEĞİNDE ASKERİ MÜZİK OLGUSU

Tarihi kaynaklar incelendiğinde Türk ordularının binyıllardan günümüze önemli miraslar bıraktığı görülmektedir. Bunlar arasında tarih kitaplarına geçen önemli savaş aletlerinin, savaş stratejilerinin ve önemli komutanların yanı sıra askeri müzik olgusunun da dünya ve Türk tarihi açısından önem arz ettiği bilinmektedir. İlk Türk ordularında basit bir oluşum olarak kendini gösteren askeri müzik takımları, ilerleyen yüzyıllarda daha organize bir biçimde ordu içinde çok önemli bir yer edinmiştir. Her zaman egemenliğin ve gücün simgesi olan bu askeri müzik takımları, yüzyıllar boyunca savaş alanlarında düşman orduların motivasyonunu kıran önemli bir görev üstlenmiştir. Bu araştırmada Türk ordularında binlerce yıl vazgeçilmez bir konumda olan askeri müzik takımlarının geçirdikleri evreler ve günümüzde gelinen son nokta incelenecektir.

Türk kültür tarihi incelendiğinde, bu sürecin başlangıcı olarak Altay dönemine kadar inildiği ve Altay dağlarının güneybatı eteklerinde Türk kültürünün ilk oluşumlarının izlerine rastlandığı bilinmektedir. Şaman inancının dönemin Türk kültürünü etkileyen birincil unsur olduğu düşünüldüğünde, bir tapınma aracı olarak kullanılan müzik ve müzik aletlerinin de müzik kültürünü etkilemesi gayet olağandır. Ancak Türklerin en eski ataları, zamanla tapınma ve büyünün yanı sıra, sağaltım, savaş, eğlence ve dinlence, küçük çocukları uyutma gibi aktivitelerde de müzikten yararlanmayı öğrendiler. Bütün bu öğrenme süreci sonunda yeterli birikimin oluşması ve birey, toplum, devlet yaşamının gelişmesiyle birlikte tapınma ve büyü amacı gütmeyen, askeri ve sivil amaçlı müzikler de oluşup belirginleşmeye başladı. (Uçan, 2000:18) Bu noktada Türklerin davul, flüt, nakkare ve def gibi çalgıları kullanması ve göçebe yaşam içerisinde savaş olgusunun önemli bir yere sahip olması, askeri müzik kültürünün oluşumuna temel sağladığı düşünülebilir. Ancak burada üzerinde önemle durulması gereken, Türk tarihinde ordu, halk ve devletin yapısal olarak hep iç içe ve birbirlerinden hiç ayrılmamış olmasıdır. Bu da halkın müziğe ordu ve dolayısıyla devlet yaşamında farklı bir işlev kazandırdığı düşüncesini akla yakın kılmaktadır.

Eski Türk devletlerinde savaşta en önde yer alan tuğ, gök gürültüsü gibi sesler çıkararak düşmanın moralini bozmak ve bir an önce savaşı en az zayiatla bitirme amacını gütmekte iken, İslamiyet’in kabulünden sonra adı tabıl olarak değişmiş ve dini fonksiyonlar da edinmiştir. Selçuklularda günde beş vakit vurulan nevbet ile namaz vakitleri halka duyurulmuştur. Nevbet-i penç (Beş nöbet) veya nevbet-i pengane (beş vakit nöbet) olarak bilinen bu müzik türünü vasal hükümdarlar tabi oldukları hükümdarların izniyle sadece gündüz üç defa vurdurabilirlerdi. Ayrıca, tören ve oyunlarda, culus ve bayram törenlerinde, halkın düğün, bayram, nevruz günleri eğlencelerinde de nevbet çalınırdı. Nevbethaneden mehterhaneye geçişin 15. yüzyılın sonları ile 16. yüzyılın başlarında olduğu varsayılmakla beraber, mehter teşkilatı çalıcı mehterler ve esnaf mehterleri olarak ikiye ayrılmaktaydı. Tablü Alem veya Yeniçeri Mehteri olarak da adlandırılan resmi mehterler başta padişah olmak üzere vezir-i azam, vezirler, defterdar, sancakbeyi gibi üst kademe devlet erkânına tâbi olurlardı. (Şahiner,2007:20-21) Esnaf mehterleri ise her yerleşim yerinde olabilen sivil halk tarafından oluşturulmuş mehterlerdi. Schreiber (1982)’ e göre özellikle “16.-17. ve 18. yy.’ larda yetişen bestekâr ve icracıları eliyle askeri musiki sanatının zirvesine ulaşan mehter musikisi hem savaşlar, hem Osmanlı elçi ve heyetlerine eşlik eden şatafatlı takımlar münasebetiyle tanındığı Avrupa’da önce ordu birliklerini, sonra da bestecileri etkilemekle gecikmedi. (Aktaran:Tanrıkorur,2005:24) Ancak 1826’da tahta geçen II. Mahmut’un yeniçerilerin Aksaray ve Şehzadebaşı’nda bulunan kışlalarını topa tutturarak yıktırması ve buraya bağlı olan mehterhaneyi de kapattırması binlerce yıllık bu geleneği de yok olma noktasına getirmiştir. “II. Mahmut mehterhane yerine III. Selim’in yakın dostu Napolyon’un emekli bando subayı Gioseppe Donizetti’ye Mızıka-i Hümâyun adlı Batı kopyası, saray bando okulunu kurdurtmuştur.”


Mehter müziğinin yeniden canlanması ise dönemin önemli sanatçılarından ve müzik tutkunlarından biri olan Celal Esad Arseven (1875- 1971)’in 1911’de düzenlediği konserde mümkün olabilmiştir. (Sanlıkol,2011:32) Padişahlığın kaldırılması üzerine Muzıka-i Hümayûn olmaktan çıkıp adı Makam-ı Hilafet Muzıkası olarak değişen saray müziği topluluğu, hilafetin kaldırılmasından sonra 11 Mart 1924’te Ankara’ya taşınarak orkestra, bando ve fasıl topluluğu olarak üç bölümden oluşan Riyaseti Cumhur Musiki Heyeti’ne dönüştürülmüştür. Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı olan topluluk, Zeki Üngör’ ün de çabalarıyla, 25 Haziran 1932’de Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmış ve adı Atatürk’ün isteği üzerine Riyaseti Cumhur Filarmoni Orkestrası olarak değiştirilerek sivil bir müzik topluluğu hüviyeti kazanmıştır. Bununla beraber ordu içindeki bandolar görevlerini sürdürmüş, personel ihtiyacı için çeşitli bando hazırlık okulları açılmaya devam etmiştir. Hunlar zamanında Tuğ, Karahanlılarda Tabıl, Selçuklularda Nevbet ve Osmanlılarda Mehter adı ile andığımız, günümüzde de bando olarak adlandırdığımız vurmalı ve nefesli sazlardan oluşan Türk ordu müzik geleneğinin ürünü bu topluluklar, müzik kültürümüzün de yegâne parçaları olmuşlardır. Tarihsel süreç içerisinde tabılhane, nevbethane, mehterhane ve günümüzde de bando okulları olarak adlandırılan bu askeri müzik okulları, binlerce yıllık tarihleri ile dünya müzik literatüründe askeri müzik türünün de var olmasını sağlamışlardır

Yorum Gönder

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget