Ders Kitabı Cevapları - Çalışma Kitabı Cevapları

5. 6. 7. 8. Sınıf, Ders Kitabı Cevapları, Çalışma Kitabı Cevapları, Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, İngilizce, İnkılap Tarihi, Özgün, Cem Veb Ofset, Evren, Gizem, Dikey, Yakınçağ, Öğün, Doku, Ada, Lider, Tutku, Meram, Sevgi, Yıldırım, Tuna Matbaa, Yayınları, Sayfa

RAFFAELLO SANTI’NIN “THE FIRE IN THE BORGO” ADLI FRESKİNDE BETİMLENEN MİMARİ UNSURLAR ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

RAFFAELLO SANTI’NIN “THE FIRE IN THE BORGO” ADLI FRESKİNDE BETİMLENEN MİMARİ UNSURLAR ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

Raffaello Santi (Raphael), 1483-1520 yıllarında yaşamış bir sanatçıdır. Ressam olmasının yanı sıra aynı zamanda mimar ve heykeltıraştır. Ayrıca sanatçı arkeolojik buluntular ve tarihi anıtlara da ilgi duyan birisidir. Çalışmalarında yoğun bir şekilde mimari unsurlara yer veren Raphael muhteşem eserler ortaya çıkarmıştır. Bu eserlerini farklı mimari mekanlara uygulama konusunda da oldukça başarılı olan sanatçının en güzel çalışmalarından birisi “Borgo’da Yangın” adlı freskidir. Bu freskte ressam, sahip olduğu tüm birikimleri ustaca kullanmıştır. Diğer eserlerinde tekli ya da ikili mimari düzenlere yer vermesine rağmen, “Borgo’da Yangın” adlı eserinde dor, ion ve kompozit düzene ait mimari düzenlemeler ile farklı duvar örgü tekniklerinin hepsini birlikte uyumlu bir şekilde kullandığı ve bunda da oldukça başarılı olduğu görülmektedir. Her türlü resmi her türlü mekâna uygulayan ressamın bu çalışmasında, mükemmel bir görsellik ve kendini iyi ifade eden zekanın çarpıcı yönü ön plana çıkmaktadır. Bu makalede Raphael’in çalışmaları ve “Borgo’da Yangın” adlı freskindeki mimari unsurlar ile ilgili değerlendirmeler yer almaktadır.

Rönesans sanatçılarından olan Raffaello Santi (Raphael) 1483-1520 yıllarında yaşamış, bir çok freskinde mimari unsurları kullanmış ve bunları eserlerinde başarılı bir şekilde uygulamıştır. Sanatçının Vatikan’da bulunan “The Fire in the Borgo” adlı freskinde Dor, İon ve Korinth Düzeni’ne ait mimari unsurları kullanarak önde üstten bir kemer ile sınırlandırıldığı kompozisyonu en güzel örneklerinden birisidir. Makalede, Raphael’in bu çalışmasındaki mimari unsurlar ve betimlemeleri üzerine değerlendirme de önerilerde bulunulacaktır. Burada sanatçının yaşamı ve sanat anlayışından sonra, 1508-1514 arasında yaptığı ”The Fire in  the Borgo “ adlı freskin yapılış hikayesi ve konusu, kompozisyon özellikleri, konunun işlenişi, freskteki figürlerin anatomik unsurları ile freskte kullanılan mimari unsurların değerlendirmesi ele alınmıştır. 

RAFFAELLO SANTİ (RAPHAEL) 
Rönesans Dönemi’nin resim sanatında üçüncü büyük isimi olan Raphael (1483-1520) ressam, heykeltıraş, mimar, şair ve arkeolojiye ilgili birisi olarak tanınmaktadır1 . 6 Nisan 1483’de Urbino- İtalya’da doğan ve ilk eğitimini ressam olan babası Giovanni Santi'den alan sanatçı, ünlü ressam P. Perugino’nun (1515-1523) yanında çırak olarak çalışmış ve ondan çok şeyler öğrenmiştir. 1503-1504 yıllarında Floransa‘ya gelerek sanat çevresini iyi gözlemlemiş ve kendini hızla geliştirmiştir. Papa II. Julius’un daveti üzerine 1508’de daha Roma’ya gitmeden tanınmış ve ünlü bir ressam olmuştur. Burada yaptığı Meryem Ana ve Madonna oldukça ünlüdür. Başlangıçta birçok Madonna ve Meryem’in Evlenmesi konularına ağırlık vermiştir. Da Vinci’den esinlenmeler görülse de kendi yaratıcılığı ve figürlerindeki özgünlük sonucunda muhteşem eserler ortaya çıkarmıştır. Roma’da Papa II. Julius için çalışmaya başlayan Raphael ilk olarak Papa’nın Kütüphanesi’ni dekore etmiştir. Sanatçı 1510-1511 yıllarında “The school of Athens” (Atina Okulu) freskini yapmakla görevlendirilmiştir2 (Res. 1). Bu eser, sanatçının antik sanat ve düşünceyi çok iyi özümsediğini gösteren yetkin eserlerden birisi olmuştur. Ayrıca sanatçının burada çizdiği teolojik, felsefi ve lirik tablolarında sükunet, renklerde ahenk, konularda berraklık ve bütünlük hakimdir. Sanatçı bu resmin kompozisyonunda antik mimari öğeler ve düşünürleri kullanarak, Rönesans’ın antik eserler ile olan ilişkisini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Raphael bu çalışmalarıyla bağımsız bir olgunluğa ulaşır. 1508’de bazı bazilikaları dekore eder. En mükemmel freskleri, Stanza della Segnatura’daki tören salonunda bulunanlardır. Sanatçı salonun duvarlarına Disputa (theoloji), Atina ekolü (felsefe), Iustizia (adalet) ve Parnasos (şiir) konularını işlemiştir. Kusursuz bir sfumato, konturları ve fonu yumuşatmaktadır. 1513 yılında yaptığı “The Sistine Madonna” adlı eserindeki renklerin zenginliği ve çeşitliliği Roma Dönemi’ne ait mimarinin etkilerini taşmaktadır.

FRESK’İN YAPILIŞ HİKAYESİ VE KONUSU 
Liber Pontificali olarak adlandırılan Aziz Peter‘den 15 yy’a kadar Papaların biyografisinin bulunduğu kitap bu olayı belgelerle kanıtlar. Roma‘da o devirde Borgo bölgesi olarak adlandırılan yerde, 847 yılında bir yangın etrafı sarar, dağıtır ve tam anlamıyla dehşet saçar. Efsaneye göre Papa 3. Leo takdis duasıyla yangını kontrol altına alır. Freskte sağda, yangından, yaşlı bir adamı sırtında taşıyarak çıkaran genç bir adam ve çocuk görülür. Bu, Troia yangınından babası Ankhises’i taşıyan Aineias klasik temasının yansımasıdır8 . Bu freskin ebatları 2,68x6,70 metredir. Kompozisyon dizaynı Raphael tarafından yapılmıştır. Fresk olasılıkla yardımcıları tarafından tamamlanmış olmalıdır. Tablo Vatikan’daki Apostelik Sarayında, şimdiki Stanzedi Raphaello olarak bilinen yerdedir. Burası “The room of the fire in the Borgo-Borgoda Yangın Odası” olarak adlandırılan odadır. Dini konulu olan bu çalışmayı, 1514 yılında, Raphael, baş mimar olduktan sonra çalışmıştır. 3.1 Kompozisyon Özelikleri ve Konun İşlenişi Burada zengin bir kompozisyon biçimi vardır. Perspektif ve ışıkta son noktaya ulaştığını görmekteyiz. Yoğun figürlere rağmen, ölçülülük ve incelik birleşmiş, özgün bir kompozisyon ortaya çıkmıştır. Durağanlık ve dinamizm, desen ve renk, yalınlık ve hikaye etkisi, zarafet ve güçlülük arasındaki denge çok etkileyicidir. Kompozisyondaki Troia yangınından klasik temanın yansıması, fikir olarak Roma yine Troia’dır. Işık kullanımı ve gölge karşıtlıkları daha keskindir. Yoğun bir dramatik etki yaratma gayreti, heykelsi figürler, perspektif karmaşıklık görülür. Bu da bugün Maniyerizm dediğimiz tarzın bilincinde olduğunu gösterir. Figürler üstün bir ustalıkla yerleştirilmiştir. Figürlerdeki fazlalıkların katkısını bir düzene koymuştur. Bu düzen hissedilir biçimde tanrısal olanı ortaya çıkarır ya da yansıtır. Empirik algılamadan doğan biçime, mimari öğeler eklenerek kompozisyon ağır bir dengeye oturtulmuştur. 3.2 Freskte Kullanılan Mimari Unsurlar ve Etkiler 3.2.1 Raphael’in Çalışmalarındaki Mimari Uygulamalardan Örnekler Sanatçının, mimari genel düzenlemeler ve bunların detayları ile ilgili betimlemelerinde oldukça başarılı olduğu açıktır. Özellikle antik sanat ile ilgili tasvir ve yorumlamalarda çok yetenekli birisidir9 . Bu başarılı ve neredeyse fotoğraf gibi yapılan betimlemeler, hem ayakta olan yapılarda hem de farklı mimari elemanlarının karışık olarak kompozisyonlardaki kullanımlarında görülmektedir. Genel sahnelerde kemerli yapıları, bireysel ve perspektif olarak devam eder şekilde işlemiştir. Böylelikle çalışmaların ön kısmında üstte yuvarlak kemer ve her iki yandaki payeler sahne için tam bir çerçeve oluşturmaktadır. Sanatçı sadece kemer yayı içini resimleyen birisi değildir. Aynı başarıyı kemer yayı dışına yaptığı “Dört Peygamber” adlı çalışmasında da görmek mümkündür10. Bunlar Raphael’in mevcut mimariyi, çalışmasına en iyi şeklide kadraj oluşturabildiğini ortaya koymaktadır. Sahnelerde kullanılan kemerli çerçeveler gözü rahatsız etmemekte ve tam anlamıyla konunun bir tamamlayıcısı durumundadır. Kemerler sadece mimari alanların içinde değil, açık alanda gerçekleşen sahneler için bile ön planda kullanılmıştır11 (Res. 3). Her hangi bir mimari olmadığı halde, dikdörtgen kadrajın haricinde alt kısmı dörtgen, üst bölümü yarım yuvarlak şekilli kadraja sahip düzenlemelerin de sevilerek kullanıldığı anlaşılmaktadır12 (Res. 4). Aynı şekilli bir kadrajın geri planda mimari ile birleştirildiği çalışma ise “Meryem’in Yusuf ile Evliliği” adlı yağlıboya eserdir.

 Sanatçının ustalık eseri olan bu freskte bulunan mimari unsurlar, diğer tablolarında bulunanların birlikte ele alındığı ve yorumlandığı toplu bir çalışmadır. Burada kompozit, ion ve dor düzenine ait eserler ve farklı duvar örgüleri ele alınmıştır. Bu farklılıklar ressamın tam anlamıyla, mimari bilgisinin hepsini bir arada yansıtmaya çalıştığını ve bu konularda da oldukça başarılı olduğunu göstermektedir. Fresk, içinde kullanıldığı mimari unsurların mümkün olduğu kadar farklı üsluplarda uygulanışını içermektedir. Sanatçı her türlü resmi her türlü mekana uygulayabilmiştir. Eserde mimari anlamda gerideki yapılar ve öndeki kemer ile bir derinlik verilmiştir. Sadece resim elemanlarını kullanmakla yetinmeyen sanatçının, heykeltıraş ve mimar oluşuyla birlikte tarihi eserlere ilgili olmasını eserinde yansıttığı görülmektedir. Özellikle sol öndeki attik-ion kaideli ionik yivli, kompozit başlıklı sütunda, fotoğraf gibi oldukça detay çalışılmıştır. Mimari öğelerin doğru ve etkili kullanımı, onun resim ile mimariyi, birbirini tamamlayan ve birbirinden ayrılmaz iki etkin eleman olarak gördüğünün bir yansımasıdır. Zaten figürlerle dolu olan ve neredeyse boşluk algısı vermeyen çalışmada, mimari unsurları da fazlaca kullanması freskte izleyiciye verilmek isteneni engellememiştir. Hatta bu mimari unsurlar eseri daha da etkin bir görsel zenginliğe dönüştürmüştür. Freskteki çıplak figürler incelendiğinde, mükemmel bir anatomi, heykelsi bir görsellik dikkat çeker. Denge ve perspektif, mimari olgular, anatomik dizayn, ışığın renge dönüşümü, öndeki figür dağılımının uzakta da aynı etkiyle işlenişi, oldukça çarpıcı ve ustacadır. Bu fresk, kendini her yönüyle ifade eden zekanın damgasını taşımaktan başka bir şey olamaz. Antik eserler hakkında son derece bilgili ve konusuna hakim olan Raphael, farklı mimari düzenlere ait unsurları kompozisyonlarında yorumlamada oldukça başarılıdır. Benzer çalışmalar yapan Geç 15. yy ressamlarından Botticelli ve Mantegna gibi sanatçılar kişisel tercih olarak antik eserlerden yararlanmışlardır26. Raphael’in kullanımı da onun kişisel tercihidir. Oysa Leonardo ise doğanın gerçeklerini anlatırken antik eserleri esas alan birisidir. Ancak Raphael’in antik eserler ile ilgili bilgisinin fazlalığı onun kompozisyonlarında kullandığı motiflerin farklı olmasını ve böylelikle sanatçının herkesten daha başarı kabul edilmesini sağlamıştır.
 

Yorum Gönder

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget