Ders Kitabı Cevapları - Çalışma Kitabı Cevapları

5. 6. 7. 8. Sınıf, Ders Kitabı Cevapları, Çalışma Kitabı Cevapları, Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, İngilizce, İnkılap Tarihi, Özgün, Cem Veb Ofset, Evren, Gizem, Dikey, Yakınçağ, Öğün, Doku, Ada, Lider, Tutku, Meram, Sevgi, Yıldırım, Tuna Matbaa, Yayınları, Sayfa

OKUL GELİŞİMİNDE TEMEL DİNAMİK OLARAK DEĞİŞİM VE YENİLEŞME: OKUL YÖNETİCİLERİ VE ÖĞRETMENLERİN ROLLERİ

OKUL GELİŞİMİNDE TEMEL DİNAMİK OLARAK DEĞİŞİM VE YENİLEŞME: OKUL YÖNETİCİLERİ VE ÖĞRETMENLERİN ROLLERİ


Günümüz dünyası hızla değişmektedir. Bu değişim, en küçük birimlerden en geniş oluşumlara kadar tüm toplumsal unsurları etkilemektedir. Toplumlar ve toplumsal sistemler sürekli bir değişim dinamiği etkisinde kalmaktadırlar. Çoğunlukla; kullanılan bilgi ve teknolojik süreçler, içinde bulunulan ekonomik koşullar, dinsel kuralların çağdaş değişim talepleriyle etkileşimi, toplumların gelenek ve göreneklerinde ortaya çıkan farklılaşmalar, küresel etkileşim araçları ve benzeri olgular bireyleri ve toplumları, içerisinde bulundukları ve içerdikleri alanlarla birlikte değişime itmektedir. Değişim gereksinimleri örgütleri de etkilemektedir. Hiç bir örgüt, değişimden uzak durarak ya da değişime direnç göstererek ayakta kalamaz. Bu yüzden tüm örgütlerin değişim taleplerini en elverişli (optimal) seviyede yaşatması gerekmektedir.

Ancak bir örgütün üyelerinin katılımı ve desteği ile gerçekleşen kontrollü değişme ile plansız ve kontrolsüz ani değişmeyi birbirinden ayırmak gerekir (Özdemir, 2000:55). Çünkü, örgütün kontrolü dışında gerçekleşecek bir değişim, örgüt için tükenme noktası da olabilir. Bu nedenle, örgütlerin, değişimi kontrol altına alarak, planlı bir biçimde işlevsel hale getirmeleri gerekmektedir. Değişim, diğer tüm örgütler gibi okul örgütünü de yakından ilgilendiren bir olgudur. Çünkü toplumları değiştirmesi beklenen öncüler arasında belki de en önemlisi eğitim işlevini de gerçekleştiren okul örgütüdür.

Bu çalışmada; değişim ve yenileşme kavramlarının içerik açısından ele alınması, örgütsel değişim olgusunun incelenmesi ve okul örgütünde değişimin tartışılması amaçlanmaktadır. Ayrıca okul örgütünün önemli oyuncuları olan yöneticilerin ve öğretmenlerin değişim/yenileşme süreçlerindeki rolleri tartışılmıştır.

DEĞİŞİM VE YENİLEŞME

De Mul ve Korthals’a göre, değişim ve değişim sözcükleri ailesi içinde yer alan “kalkınma”, “ilerleme” ve “evrim” gibi terimler çağdaşlığın anahtar sözcükleri arasındadır (Akt. Altrichter, 2000: 1). Değişim (change), farklı biçimlerde olmak üzere yenileşme (innovation), gelişme (development), iyileşme (reform), evrim (evolution),  Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Dergisi. Haziran 2010. Cilt:VI, Sayı:II, 153-173 evrim (revolution), yeniden yapılanma (restructuring) gibi bazı kavramlarla yakın anlamlarda tanımlanmaktadır. Louis, Toole ve Hargreaves (1999: 251), alan tarama çalışmalarında kullanılan araştırma dilinin tam ya da kusursuz olmadığını ve değişim, ilerleme, uygulama (implementation) ve reform sözcüklerinin, bazı anlam farklılıkları olduğunu kabul etmekle beraber, bu sözcüklerin sıklıkla birlikte ya da birbirlerinin yerine kullanıldığını belirtmektedirler. Altrichter’e göre (2000: 2) değişim ya da yenileşme, bir ilerleme sürecini ve bu sürecin çıktılarını anlatır. Özdemir’e göre (2000: 31) ise yenileşme, önceden planlanmış olan, kontrol altına alınarak olumlu sonuçlar doğurması planlanan belirli bir değişmedir. Yenileşme, değişmedir. Bir durumdan başka bir duruma geçişin planlanarak kontrollü hale getirilmesi ve verimliliğe dönüştürülmesi; elde edilecek çıktıların beklenenden farklı olmamasıdır. Değişim belli sistematiği olan bir süreçtir ve genel anlamıyla belli bir sürede herhangi bir şeyde meydana gelen farklılaşmadır (Erdoğan, 2002: 8-11). Başaran’a (1998: 128) göre değişme bir bütünün ögelerinde, ögelerin birbiriyle ilişkilerinde, öncekine göre nicelik ve nitelikte gözlenebilir bir ayrılığın oluşmasıdır.

Değişim, hiçbir doğrultuyu ifade etmeyen bir kavramdır. İleriye doğru olabileceği gibi, geriye doğru da olabilir. Bunların her ikisi de değişmedir (Tezcan, 1984: 2). O halde değişimin planlamadığınız sonuçları olabileceği ve değişimin yönünün her zaman olumluya doğru olmayabileceği anlaşılmaktadır. Oysa yenileşme kavramı genel olarak olumluya doğru bir yönelimle eş anlamlılık taşımaktadır.

Örgütsel Değişim

Toplumlar değişirken içinde bulunan örgütleri de değişim döngüsüne

çekmektedir. Örgütsel değişim; toplumsal değişim içinde gerçekleşen, toplumsal

değişimden doğrudan etkilenen, zaman içinde artarak çevresini de etkileyebilen ve

giderek önemi artan bir kavramdır (Tezcan, 1984: 130).

Örgüt terminolojisi içinde ele alınan yenileşme kavramı, örgütsel etkinlik ve

verimliliği artırmak amacıyla birey ve grup davranış ve rollerinde, örgüt yapısında, araç

ve gereçlerde meydana getirilen ve uzun bir zaman süresi içinde gerçekleştirilen bilinçli

faaliyetlerin toplamı olan planlı değişmedir (Eren, 1998: 481).

Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Dergisi. Haziran 2010. Cilt:VI, Sayı:II, 153-173

Örgütsel düzeyde değişim, örgütte yapılan işlerin, amaçların ve örgütsel yapının yeniden oluşturulması olarak algılanabilir. Bu tür değişiklikler bir yanda kural, rol ve örgütteki ilişkileri içeren yapının, diğer yanda inanç, değer ve kabullenmelerin, yani kültürün değişmesidir (Özden, 2000:179-180). Çelik (2000: 58) bu boyutlara bir de örgüt kültüründeki değişimi eklemiştir. Örgütsel değişmenin kaçınılmaz olması, örgüt kültürünün de bu değişim sürecine uyum sağlamasını gerektirmektedir. Başaran’a göre (1998: 127) örgütü yenileştirmek, örgütün değişen çevresinin gereksinmelerini karşılamak için örgütü yeniden yapılandırmaktır. Sabuncuoğlu ve Tüz de (1998: 208) örgütsel değişimi, iş yapma usul ve tekniklerinde, kullanılan teknolojide, örgütün yapı ve süreçleri ile tümü veya belirli birimlerinde görülen değişim olarak açıklamaktadırlar. Robbins ise (1994: 324) değişimin örgütsel yapıda, teknolojide ve insanlarda meydana gelen etkileşimde bulunacağını belirtmektedir. Lewin’e (Akt. Chance ve Chance, 2002: 203) göre örgütte değişim, itici güçlerle, engelleyeci güçlerin örgütsel statükoyu zorlaması ile ortaya çıkmaktadır. Örgütler, bu güçlerin örgütsel statüko içinde dengelendikleri toplumsal sistemler olarak görülmektedir.

Çağın yeniliklerinin getirebileceklerini daha erken görebilen, daha çok bilgi toplayan, daha erken önlemler alan, ortaklığı daha çok benimseyen, bulunduğu konuma bakmaksızın daha çok insanın görüşünü alan ve yeniliklere karşı nasıl hazırlıklı olunması gerektiğini daha fazla bilen örgütler, günümüzde daha uzun soluklu olmaktadırlar. Çünkü sonsuz ve acımasız bir değişim dünyasında yaşıyoruz (Hargreaves, 2002). Bu yüzden örgütler değişime açık olmalı, kendi değişimlerini çok iyi yönetmelidirler. Hatta daha uzun süre yaşayabilmek için, Drucker’ın “değişimi yönetmenin tek yolunun değişimi yaratmak” olduğu saptaması göz ardı edilmemelidir (Akt. Erlendsson, 2000). Yenileşme sürecinde örgüt kendi yapısını, yapı içindeki unsurları, değer yargılarını, çalışma şartlarını ve örgütün amaçlarını değiştirmek durumunda kalabilir. Bu, örgütteki tüm yapı ve insan unsurlarına bakış açısının değişmesidir. Çünkü yenileşme sadece bir düşünce veya kavram değil aynı zamanda bunun uygulanmasıdır ve salt değişmiş olmak uğruna uygulanmayıp, etkililiği artırmak için uygulanmaktadır 


İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget