Ders Kitabı Cevapları - Çalışma Kitabı Cevapları

5. 6. 7. 8. Sınıf, Ders Kitabı Cevapları, Çalışma Kitabı Cevapları, Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, İngilizce, İnkılap Tarihi, Özgün, Cem Veb Ofset, Evren, Gizem, Dikey, Yakınçağ, Öğün, Doku, Ada, Lider, Tutku, Meram, Sevgi, Yıldırım, Tuna Matbaa, Yayınları, Sayfa

İSAURİA’DA YELBEYİ KAYA MEZARI VE SÜVARİ KABARTMASI

İSAURİA’DA YELBEYİ KAYA MEZARI VE SÜVARİ KABARTMASI

İsauria Bölgesi’nde yer alan Yelbeyi Kaya Mezarı, İsauria ve Dağlık Kilikya’da yaygın olan kaya mezarlarının farklı bir tipini sunar ve yerel mezar sanatının yaratıcı ruhu için güzel bir örnek teşkil eder. Bir ev gibi yapılan mezarda betimlenen ana sahnede şahlanan atını yerdeki çıplak düşmanlarının üstüne süren muzaffer bir süvari betimlenmiştir. Sahnenin askeri ikonografisi betimlenen kişinin Roma yedek süvari birliklerinde yüksek rütbeli bir subay (tribunus militum) olduğunu göstermektedir. Yelbeyi süvarisi Trak Kahraman-Süvari ve Anadolu Süvari tanrılarını akla getirir ama ona en yakın paraleller Roma İmparatorluğu’nun çeşitli eyaletlerindeki süvari askerlerin mezar taşlarında bulunmaktadır. Roma mezar sanatında popüler bir motif olan muzaffer süvari modeli GrekoRomen sanatındaki bilinen tiplerden alınmıştır. Roma eyaletlerindeki süvari mezar anıtlarında benzer bir konu Yelbeyi mezarında olduğu gibi yerel artistik geleneklere göre işlenmiştir. İsauria sanatının tipik unsurlarından olan süvari motifi bölgede Bozkır, Astra ve Artanada örneklerinde olduğu gibi sıkça karşımıza çıkar. Roma dünyasında yaygın olan muzaffer süvari sahnesi Yelbeyi kaya mezarında başarıyla işlenmiştir. 

İsauria Bölgesi’ndeki en önemli mezar anıtlarından birisi, Konya ili, Hadim İlçesi’ne 24 km uzaklıkta Yelbeyi Mevkii’nde, Göksu (Calycadnus) Irmağı’nın bir kanyonunda bulunmaktadır. Büyük bir kayaya oyulmuş Yelbeyi mezarı, biçimi ve bezeme unsurları bakımından Anadolu mezar anıtları arasında da önemli bir yere sahiptir1 . Mezarda betimlenen sahnelerin konusu ve mükemmel işçiliği bu anıtın önemini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Kayanın güneyi aynı zamanda mezarın ön cephesidir. Mezarın girişi olan kapı ve bunun doğu köşe bölümü dinamitle tahrip olmuştur. Bu tahribe rağmen, mezarın ön ve doğu yan cephelerinde bulunan çeşitli figürlerin olduğu sahneler net olarak görülebilmektedir (Res. 1-2 ). Yazıta rastlanmayan mezarın sağ cephesinde, kabaca işlenmiş bir Gorgon, yuvarlak bir kalkan (parma) ve sekiz yaban keçisi dikkati çekmektedir (Res. 2).

Dışta 0.70 m ile başlayıp içte 0.80 m genişliğe ulaşan bir basamak ile mezar odasına girilmektedir (Çiz. 1). Girişten sonra direk ulaşılan mezar odası 2.30 m uzunluğunda, 2.40 m genişliğinde ve 1.25 m yüksekliğindedir. Dış cepheye göre oldukça sade yapılmış olan küçük mezar odasında, gömü yeri ile ilgili hiçbir iz yoktur. Genelde kaya mezarlarında sık kullanılan nişler de burada yapılmamıştır 3 . Gömü yapıldığında ceset ahşap bir tabut içinde ya da bir beze sarılarak mezar zeminine yatırılmış olmalıdır 4 . Mezarın cephesi yatay olarak iki alana bölünmüştür. Kayanın süvari sahnesini taşıyan ön tarafı düzleştirilmiştir. Mezar kapısının solunda yer alan ana sahnede5 , şahlanan atını yerdeki üç çıplak düşmanın üstüne süren muzaffer bir süvari betimlenmiştir (Res. 4). Pelerini arkasında dalgalanan süvari sol eliyle atın dizginlerini kavramış ve kaldırmış olduğu sağ elinde atmak üzere olduğu bir mızrak tutmaktadır. Ayrıca belinde sallanan bir kılıcı da bulunmaktadır. Resim 4: Süvari Betimi Atın toynaklarının altında üç küçük çıplak figür yenik düşmüş bir pozda betimlenmiştir (Res. 5). Bu figürlerden atın ön ayakları arasında yerde uzanmış olanı çok aşınmıştır. Atın sağ toynağının altında elleri arkadan bağlı ayaktaki bir figür süvariye doğru bakmaktadır. Üçüncü figür, bir kadın ve atın arka ayakları altında yan tarafa düşmüştür. Bu figürün bir kısmı aşağıdaki dağ keçileri kabartması içine girmektedir. Bu iki figür zincire vurulmuş olarak betimlenmiştir6 . Süvari sahnesi ustalıkla yapılmış olup, süvari ve at birbirine orantılıdır. Yüz hatları çok tahrip olan süvarinin giysileri, silahları ve atı titizlikle betimlenmiştir. Süvarinin askeri giysileri bize kimliği hakkında bilgi vermektedir. Süvari sol omzundan arkaya uçuşan bir paludamentum, ortasında bir bezeme (belki gorgoneion) olan lorica ve iki sıralı pteryges7 giymiştir. Göğüs zırhının bezemeli oluşu süvarinin yüksek rütbesini işaret eder8 . Süvarinin beline Roma ordusundaki subayların taktığı cinctorium bağlanmıştır9 . Süvarinin belinde sağda takılı kılıcı çok aşındığı için hatları güçlükle seçilebilmektedir. Yelesi ve koşum takımı itinayla işlenmiş olan atın püsküllü dikdörtgen bir eğer örtüsü vardır. Tasvir edilen muzaffer süvari Roma yedek süvari birliklerinde10 yüksek rütbeli bir subay olmalıdır. Bu mevkideki subaylara ait eserlerin askeri ikonografisinde en sık rastlanan semboller Yelbeyi süvarisinin üniformasında ve anıtında mevcuttur: Gorgoneion motifli ve belinde cinctorium olan pteryges’li bir lorica, kılıç (parazonium), daima sol omuzun üstünden atılmış paludamentum ve mezarın doğu yüzeyindeki yuvarlak kalkan (parma) ve gorgon. Bu ikonografik unsurlar bu süvarinin bir tribunus militum olduğunu açıkça göstermektedir11


İsauria’da, Artanada antik kentinde, bir çeşmede devşirme yapı taşı olarak kullanılmış olan mermer larnaks üzerindeki betimleme diğerlerinden farklıdır. Burada ortadaki sahnede, süvari atının altındaki bir düşmanı ezmektedir (Res. 10). Süvarinin her iki yanında ayakta duran Roma giysileri içinde figürler betimlenmiştir. Süvari figürünün başı ve vücudundaki giysiler tahrip olsa da yenik düşmanın varlığı, ölünün askeri kimliğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. İsauria’dan bu iki larnaks bize Romalı motiflerin yerel mezar anıtlarında kullanıldığını ve bölgedeki geleneklerin ne kadar köklü olduğunu göstermektedir. Roma eyaletlerinde sık rastlanan süvari stellerinin yerini burada larnaks almıştır. Tüm bu örnekler birlikte değerlendirildiğinde, Yelbeyi mezarındaki süvari kabartmasının anlamı daha kolay anlaşılmaktadır. Buradaki süvari, tanrı ya da kahraman değil, bir tribunus militum olarak betimlenmiştir. İsaurialı ustalar süvari motifini bir kaya mezarının cephesine naklederek, yerel gelenekleri Romanınkilerle birleştirmişlerdir. İsaurialı bir usta, İsauralıların taş kesmedeki becerilerinden kazandıkları haklı üne uygun olarak Yelbeyi kabartmalarını itinayla işlemiştir30. Yelbeyi mezarının süvarisi büyük bir ihtimalle İsauria’daki yedek süvari ordusunda ileri gelen bir subaydı ve belki de bir İsauria yerlisiydi. Bu Roma ordusunda eyalet süvarilerinin auxilia olarak kullanılmaları politikasına uymaktadır31. Ancak mezar İ.S. 200’den önceye tarihlenirse süvari büyük bir ihtimalle bir Romalıdır. Bir başka olasılık ise bir yerli İsaurialı’nın kendi sınıfında yükselerek özel bir ödülle tribunus militum olmasıdır. Mezar büyük bir ihtimalle Erken Roma Dönemi’ne tarihlenebilir. İsaurialılar’ın Roma ordusuna alınması ilk iki imparator zamanında başlamış ve güçlü savaşçılar olarak, İsaurialılar’ın önemi çabuk anlaşılmıştı. İ.S. 2. yy’da İsaurialılar’ın militia equestris’de artan katılımları, İsauria mezar sanatında yeni askeri konuların tanınmasına neden oldu. İmparatorluğun diğer yerlerinde görev yapan İsaurialı askerlerin mezar taşlarının o sınır eyaletlerinde görülen motif ve sahneleri yansıttığı bilinmektedir. Örneğin, bir mezar yazıtı Legio IV Scythicae’da görev yapmış ancak İ.S. 56-57’de Suriye’ye transfer olmuş bir İsaurialı askerden söz eder. Roma adı altında orduya yazılmış bir başka asker olan L. Aurelius Flavianus doğudaki savaşlarda ölmüştür. Bu asker ailesi tarafından anısına yaptırılan bir heroon nedeniyle bilinmektedir32. İsaurialı bir babanın equites singularis olarak Aşağı Moesia’da görev yapmış atlı birlik mensubu oğlu için satın aldığı altardaki yazıt anlamlıdır33. Bir süvari ve Totenmahl kabartmalarıyla bezenmiş olan altar hazır satın alınmıştır. Bu da İsauria’lı sanatçıların Roma eyalet anıtlarını yakından tanıdığını açıkça göstermektedir. Genellikle, muzaffer süvari kabartmalı anıtların askeri kökenli olduğu ve süvarinin çıplak düşmanlara karşı zaferinin, Roma’nın barbar kavimlere karşı zaferi olduğu sonucuna varabiliriz. Şüphesiz bu motif, askeri başarıları zaferden doğan gururu ifade etmektedir. Roma dünyasında geniş bir alanda yaygın olan bu konu, Anadolu mezar sanatında başarıyla işlenmiştir. Böylelikle Yelbeyi mezarı Roma adına İsauria’da çarpışanların savaşçı kahramanlığını gösteren ender bir anıttır. 





Yorum Gönder

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget