Ders Kitabı Cevapları - Çalışma Kitabı Cevapları

5. 6. 7. 8. Sınıf, Ders Kitabı Cevapları, Çalışma Kitabı Cevapları, Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, İngilizce, İnkılap Tarihi, Özgün, Cem Veb Ofset, Evren, Gizem, Dikey, Yakınçağ, Öğün, Doku, Ada, Lider, Tutku, Meram, Sevgi, Yıldırım, Tuna Matbaa, Yayınları, Sayfa

Ergenlikte Mantık Dışı İnançlar Sınav Kaygısını Nasıl Etkiliyor?

Ergenlikte Mantık Dışı İnançlar Sınav Kaygısını Nasıl Etkiliyor?


Ergenlik, pek çok yeniliğin olduğu, yetişkinliğe geçişi sağ layıcı gelişimlerin yaşandığı, bireyin bağımsızlık savaşı verdi ği, zorlu bir yaşam dönemi olarak nitelendirilmektedir. Ayrı ca, fiziksel ve psikososyal olarak, hızlı ve ani değişimlerin olduğu ve kişilik yapısının büyük oranda oluştuğu dönem olması nedeniyle de, gelişimsel açıdan çok önemli bir dönem olarak kabul edilmektedir. Ergenin, bütün bu değişimlerin ve beklentilerin yarattığı bunalımları o ana kadar geliştirdi ği ego gücüyle yenip, bir kişilik bütünlüğüne ulaşması ve bu bütünlük içerisinde bütün çelişkileri uzlaştırması gerekmektedir.

Bütün bu çalkantılar ise, ergenliğin ilk yıllarına rastlamaktadır.[1] Yaklaşık 11-14 yaşlarını kapsayan dönem olan ilk ergenlik dönemi, fiziksel ve hormonal değişikliklerle birlikte, kaygı, utangaçlık, yalnızlık, suçluluk, depresyon, öfke gibi olumsuz duyguların da yoğun olarak yaşandığı bir gelişim dönemidir.[2-5] er açıdan hızlı bir değişim içinde olan genç, yo ğun biçimde kendisini gerçekleştirmek, geliştirmek, kimliğine  sahip olmak ve toplumsal olaylara kafa yormak istemektedir. Bu süreçte ortaya çıkan sorunlara çözüm ararken de kaygı duygusuyla karşılaşmaktadır.[6] Kaygı, bireyi normal yaşamda fazlasıyla etkileyebilen ve çoğu kez tedirgin edebilen bir duygu olup, bireyin davranışlarını büyük ölçüde etkileyen, uyumsuzluğa neden olan ve öğrencilerde sıklıkla görülen bir duygudur.[7] Ülkemizde ergenlik dönemindeki gençlerin yaşadığı kaygılardan biri olan sı nav kaygısı, eğitim başarısının önündeki en ciddi engeldir.[8] Sınav kaygısı, eğitim ve öğretime hazırlamada yoğun olarak yaşanan, beraberinde birçok olumsuzluklar getiren oldukça güncel bir konu olup, ilköğretim 2. kademesindeki öğrenciler için, ileride alacakları meslekleri seçmede, atacakları önemli adımları düşünmeleri bakımından da oldukça önemlidir.[9,10] Son yıllarda Türkiye’de eğitim sisteminde sınavlar sayı bakı mından da artış göstermiş, eğitim sistemi sınav temelli bir hale gelmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) internette yayınladığı bir açıklamaya göre; 22 yaşındaki bir genç, ortalama 16 yıllık eğitim-öğretim döneminde; ilköğretim birinci kademe (ortalama 8 ders, her ders için 1 yılda 6 sınav), ilköğ retim ikinci kademe (ortalama 13 ders, her ders için 3 sınav),

lise (ortalama 16 ders, her ders için 1 yılda 6 sınav) ve üniversitede (ortalama 16 ders, 1 yılda 6 sınav) olmak üzere 16 yılda yaklaşık bin 138 sınava girmektedir.[11] Türkiye’de eğitim sistemi sınav odaklı olduğundan, öğrencinin üniversiteye girmesi hayatının en önemli hedefi haline gelmektedir. Üniversiteye hazırlık süreci, ilköğretimin ilk yıllarından başlayarak lise yıllarında devam etmekte; öğrencilerin çoğu, okulunun yanısıra dershanelere de devam etmekte, bazı öğrenciler öğretmenlerden özel dersler almaktadırlar.[12] Ülkemizde eğitimin birçok aşamasında seçme ve yerleş tirme süreci yaşanmaktadır. Bu, ilköğretimin ilk yıllarından itibaren başlamakta ve öğrenciler tarafından oldukça stresli bir dönem olarak yaşanmaktadır. Öğrenciler ilköğretim ikinci kademesinde 6., 7. ve 8. sınıflarda olmak üzere 3 sınava girerek Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ile Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi ya da Anadolu Meslek/Teknik Liselerinden birine girebilmek için yarışmaktadırlar. SBS, daha iyi bir eğitim alabilme adına, Türk eğitim sisteminde yer alan, kontenjanı sınırlı ve katılımın yoğun olduğu birçok ciddi sınavdan biridir. Bu sınavın bu kadar önemli olmasıın nedeni; Anadolu Lisesi, Anadolu Öğretmen Lisesi, Fen Lisesi ve Sosyal Bilimler Liselerin üniversiteye girebilme olasılıklarının,
diğer liselere oranla daha yüksek olmasıdır. Nitekim Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) Ağustos 2009 tarihli internet sitesinde ilan ettiği sayısal verilere göre, Fen Liselerinde öğrencilerin bir lisans programına yerleşebilmeleri için gerekli olan baraj puanı aşanların oranı %95.0 iken, bu oran Anadolu Öğretmen Lisesi öğrencilerinde %90, Anadolu Lisesi öğrencilerinde %73, Genel Lise öğ rencilerinde %60, Akşam Lisesi öğrencilerinde ise %22 olarak gerçekleşmiştir. Bu nedenle, SBS sınavına giren birçok ilköğretim öğrencisinin hedefi Fen Lisesi veya Anadolu Lisesini kazanmaktır.[13]

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget